• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

 

                                      BÖREKOĞLU

                     HUKUK VE ARABULUCUK BÜROSU

                                        Arb&Av. Serdar BÖREKOĞLU

Site Menüsü
TÜKETİCİ İŞLEMLERİ

Tüketici Korunması hakkındaki kanun ilk olarak 1995 tarihinde ve 4077 sayılı yasa ile yürürlüğe girmiştir daha sonra 6502 sayılı yeni Tüketicinin Korunması Hakkında yürürlüğe girmiştir.  Yasanın yeterli gelmemesi üzerine  28.05.2014 tarihinde   6502 sayılı yeni Tüketicinin Korunması Hakkında yürürlüğe girmiştir. Yeni Kanunun tüketicinin, güçlü satıcı ya da sağlayıcı karşısında korunması bakımından önemli değişiklikler içerdiği söylenebilir. Alternatif çözüm yolları arasında yer alan arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu Kanunun 22.06.2013 tarihinde yürürlüğe girmesi sistemimize bu dostane çözüm yolunu sokmuştur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda kapsamlı biçimde tüketici kimdir tanımı yapılmış ve diğer düzenlemelerin buna dayandırılması yolu tercih edilmiştir. Bir hukuki işlemde taraflardan birinin tüketici niteliği taşıması halinde artık bu işlem TKHK na tabidir. Kanun tüketiciyi Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak belirtmiştir. Bu iki unsur tüketici olmak için çok önemlidir

Yargıtay kararlarında üç veya daha üzeri ev, araç alanları home ofislerinde tabela olanları yardım amaçlı işler yapan şirketleri kesinlikle Tüketci olarak görmemektedir.

Kamu tüzel kişileri, tüketici olamayacağı gibi iktisadi işletmeleri olan dernek ve vakıflarda tüketici olamaz.

Yine,  sadece tatil ve konut amaçlı taşınmazlar  Tüketici Hukukunun konusunu ilgilendirip tarla, ofis, zeytinlik, dükkan, depo gibi yerler tüketici işlemlerinin konusunu oluşturmaz

Hastane Hizmetlerinde özel Hastane ve muhayenesi olan doktorlardan alınan hizmetler Tüketici Hukukunun Kamu Hastanelerinden alınan hizmetler ise İdare Hukukunun konusunu oluşturur.

Tüketici Hukukunda altı ay içinde ortaya çıkan ayıplar teslim anında var sayılır. Ayıplı mal durumlarında kanuni haklarınız terditli şekilde ileri sürülemez Aksi halde, mesela dosya bilirkişiye gittiğinde seçimlik haklarınızdan birisinin kullanılması istenir

Kredi kartı ile olan  ve Kaparo verilerek yapılan satışlar taksitle satış sözleşmelerinin konusunu oluşturmaz . Satışların bağlı olduğu sözleşmelerin hepsi türüne göre ayrı ayrı yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Özelikle bu yönetmeliklerin 4. Ve 7. Maddeleri satış  sözleşmelerinin kurallarını düzenler. Bu yönetmeliklere aykırı yapılan sözleşmelere uygulanan idari para cezaları uygulanmaktadır.

Her sözleşmeden cayma hakkı bulunmasa da taksitli sözleşmelerde yedi gün içerisinde bu sözleşme internet ortamında gerçekleşmişse on dört gün içinde cayma hakkı kullanılabilir. Cayma hakkı kullanılırken hukuken hiçbir sebep göstermeye gerek yoktur.

Tüketici Kredilerinde ve mesafeli satış sözleşmelerinde cayma hakkı yine 14 gündür. Fakat, mesafeli sözleşmelerde taşıyıcı firmanın tüketici tarafından seçilmesinde sorumluluğa ilişkin kurallar değişmektedir. Bağlı kredilerde cayma, fesih ve fesih durumları farklı özelikler içermektedir.

Yine, Türk Borçlar Kanununda bulunan dönme, fesih ve iptal sebeplerinin sonuçları farklıdır. Dönme hakkı ani edimlerde fesih hakkı sürekli edimlerde kullanılır.

Devre Tatil sözleşmeleri hukuken tamamlanmış yapılarda yapılabilir ve bu sözleşmelerde de 14 günlük cayma hakkı vardır. Bu tür sözleşmeler yapılırken, tüketicilerden senet alınmaması lazımdır. Devre tatil sözleşmelerinin konusu yat tiny hous gibi herşey olabilir.

  
70 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın