BÖREKOĞLU HUKUK
ve
ARABULUCULUK BÜROSU
Mirasa konu tarımsal araziler ile Tarımsal arazilerin devri 5403 Sayılı Kanunun 8/B ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
Aslında Mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır ama bazı özellik gerektiren şartlara bağlıdır
|
Ülkemizde miras bırakanlar, mirasçılarından veya 3. kişilerden mal kaçırmak için mirasçılarının tümünden veya bir kısmından mallarını kaçırmakta, onları miras hakkından mahrum etmek istemektedirler. Fakat, bu yola başvuran miras bırakan ile mirasçı arasında genelikle diğer mirasçılarından kaçırmak istedikleri taşınmazların devir sebebini gerçek bir alım satım işlemi olarak göstermektedirler. Bu durumda, hakları ihlal edilen varisler Türk Medeni Kanununda muris muvazaası sebebiyle ayrı bir hüküm bulunmadığından TBK. Nun 19 maddesinden hareket ederek, mirasçılarının ölümüyle beraber, lehine taşınmaz devir edilen aleyhine tapu iptal ve tescili davası açarak haklarını geri almak istemekte ve bu davalarda başarılı olabilmektedirler. Açılan davaların kazanılmasıyla mirasçının ve miras bırakanın yapmış bulundukları işlemler iptal edilmiş bulunmaktadır. |
26.02.2022 |
20.02.2022 |
5403 Sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU 2005 yılında yürürlüğe girmiş daha sonra 6537 sayılı ve 7255 sayılı Kanunlar yürürlüğe girerek 5403 sayılı kanun en son şeklini almıştır.; İlgili kanunlarla toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esaslar belirlenmiş Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Uygulamalarda ve Miras yoluyla devir olan arazilerde köklü değişiklikler yapılmıştır. |
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; k a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir |
26.02.2022 |
07.02.2021 |
Adlî para cezası Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yüz ve en fazla beş yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. |
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma TCK nun Madde 220- ve devamı maddelerinde sıralanmıştır . Örgüt suçu en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla suça elverişli araç ve gereçlere sahip hiyerajik bir yapı ve iş bölümünde olmaları gerekmektedir . Ve bu kişilerin suç işleme amaçlarının süreklilik arz etmesi gerekmektedir.
Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(78) (3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır. (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur. |
07.02.2021 |
07.02.2021 |
Ceza İnfaz Kanunu m.107’de yapılan değişiklikle, süreli hapis cezalarının infazında koşullu salıverilme oranı 2/3 yerine 1/2 olarak uygulanacaktır
Türk Ceza Kanunu m.220’de düzenlenen suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek veya örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet halinde, koşullu salıverilme oranı 2/3 olmuştur. Örgüte yardım suçundan mahkum olan kişi hakkında TCK m.58/9’un uygulanamayacağı, bu kişinin TCK m.6’da sayılan “örgüt mensubu suçlu” tanımına girmediği Yargıtay uygulaması ile de kabul edilmiş olup, ayrıca bu kişiler hakkında Ceza İnfaz Kanunu m.107/4’ün tatbik imkanı da bulunmamaktadır. |
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti TCK 188. maddede düzenlenmiştir Madde 188 de (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)(3) (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. |
07.02.2021 |
07.02.2021 |
CMK. MUN 109. ve devam eden maddeleri gereği Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, CMK.nun 112. maddesi gereği hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/16 md.) Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir. |
7242 Sayılı kanun ile Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı Hakkındaki kanun ile bazı kanunlarda değişiklikler yapılmıştır .Bu değişikliklerden bazılarına değinirsek. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53’de düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma müessesesinde değişiklik yapılacaktır. Mevcut düzenlemede, mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmayacağı yer almakta iken |
08.02.2021 |
07.02.2021 |
1 2 3 4 5 6 7 8 ![]() |